2010 bayram tatilinde gittik. Odalar temizdi. Dekorasyon çok güzel, doğayla bütünleşik. Havuzbaşındaki hamaklar akşamüzeri mükemmel romantik oluyor. Tam bir kaçış ve huzur evi. Evin içine girmeden ayakkabıların çıkarılması lüks anlayışımı yerle bir etti, çünkü taş ev ve taşları soğuk, basmak hoşunuza gitmeyebilir. Akşam yemeğimizi havuz başında almak istedik ki orada da masalar var. Gayet soğuk bir şekilde, "Hayır bu gece burda verilcek yemekç" dendi. Sonra başbaşa romantik bir gece ısrarlarımıza dayanamayıp havuz başında masa hazırlamayı kabul ettiler. Ama servis yaparken çok geç, düzensiz ve suratsız servis yaptılar. Yemekler yetersiz ve lezzetsizdi. Bildiğin patlıcan yemeğinin yanına makarna getirildi. 2 kişiye 1 kişilik yemek geldi. Ayrıca çorbanın da dibi geldi, küçücük bir kepçe koyuldu ki kasenin yarısı bile dolmadı. Yemek porsiyonları çok komikti. Peynir diye getirdiği şey, 3 küçük parçadan oluşan bildiğin ekşi teneke peyniriydi ki sabah kahvaltıda da bu çıktı. Yanında erimiş zehir gibi siyah zeytin, biri şekerlenmiş biri de artık alkole dönmüş bir reçel vardı. Çay ve bildiğin beyaz ekmek. Ne köy ekmeği ne sitede bahsedilen özel poğaçalar, açmalar hiçbir şey yoktu. Ne haşlanmış yumurta vardı, ne bir bal. Kaşar bile yoktu ki salam falan demiyorum. Geceliğine adam başı 70 lira verilince birde ismi butik otel olunca insan en azından iyi beslenmeyi hakediyor sanırım..